Aikido’da Ukemi: Düşmek Değil, Yaşamayı Öğrenmek

Aikido’nun kurucusu Morihei Ueshiba (O’Sensei), geleneksel Japon savaş sanatlarından yola çıkarak onları yalnızca teknik açıdan değil, düşünsel ve ruhsal açıdan da başka bir seviyeye taşımıştı.

O’Sensei için Aikido yalnızca savaşmak veya kendini savunmak değildi. Aikido, hayatın gerçeğini anlamanın ve onunla uyum içinde hareket etmenin bir yoluydu.

Eski savaş sanatlarında dövüşmenin amacı çoğu zaman rakibi etkisiz hâle getirmek, hatta öldürmekti. Bu nedenle uygulanan bir tekniğin sonunda yere düşmek, bugün anladığımız anlamda bir Ukemi — yuvarlanma veya düşüş tekniği — değil, çoğu zaman ölüm anlamına geliyordu.

Aikido ise bu anlayışa bambaşka bir bakış açısı getirir.

“Ukemi yaşamaktır, ölmek değildir.”

Ukemi Nedir?

Günümüz Aikido çalışmalarında teknikler ve Ukemiler çoğunlukla dairesel bir yapı içindedir.

Uke/Aite, yani tekniğin uygulandığı kişi, düşer, kalkar ve yeniden hareket eder. Ancak yaptığı şey yalnızca yere düşmek değildir. Uke, uygulanan teknikle birleşir, onun enerjisini hisseder, bedenini bu harekete uyumlandırır ve bir anlamda tekniğin kendisine dönüşür.

Bu nedenle Ukemi sadece “düşmeyi öğrenmek” olarak görülmemelidir.

Ukemi;

  • hareket etmeyi,

  • temas hâlinde kalmayı,

  • dengeyi,

  • zamanlamayı,

  • mesafeyi,

  • farkındalığı,

  • değişen koşullara uyum sağlamayı

öğreten Aikido’nun temel eğitimlerinden biridir.

Uke Su ve Hava Gibi Olmalıdır

Uke/Aite, elinizin çevresini saran hava veya akan su gibi olmalıdır.

Hafiftir, sürekli hareket hâlindedir. Belki doğrudan hissetmezsiniz ama her zaman orada olduğunu bilirsiniz.

Doğru Ukemi; hafif olmak, hareket edebilmek ve Nage/Tori, yani tekniği uygulayan kişiyle temasını kaybetmemektir.

Uke her zaman canlı kalmalı ve Nage ile birlikte hareket etmelidir.

Şekilsiz olan bir hareketi algılayıp ona bedeninizle şekil verebilmeli ve bu birliktelik sonunda tekniğin ortaya çıkmasına izin vermelisiniz.

Böyle bakıldığında Ukemi pasif bir hareket değildir.

Tam tersine, son derece aktif bir farkındalık hâlidir.

Yüksek düşüler

Tekniğin İçinde Kalmak

Ukemi, Aikido’nun yumuşak merkezini anlamanın yollarından biridir.

Bunu, yavaşça sönmekte olan bir dalganın içinde ilerleyen bir sörfçüye benzetebiliriz.

Sörfçü dalgayla savaşmaz.

Dalgayı durdurmaya çalışmaz.

Onun hareketini hisseder, yönünü fark eder ve enerjisiyle birlikte hareket eder.

Ukemi de aynı anlayışı taşır.

Çevremizde bulunan kuvvetlerle bağlantı kurmamızı sağlarken aynı zamanda bir Aikido tekniğinin nasıl doğru ve etkili uygulanacağını anlamamıza yardım eder.

Bu nedenle iyi bir Ukemi;

hızlı, verimli, hassas, farkında ve canlı olmalıdır.

Ukemi Tekniği Besler

Dojo çalışmalarında uyguladığımız Aikido tekniklerinin biçimi ile gerçek bir çatışma ortamındaki hareket aynı değildir.

Dojo bize prensipleri öğretir.

Gerçek bir durumda ise mesafe, hız, zamanlama, saldırının yönü ve kişinin tepkisi değişebilir.

Bu nedenle tekniğin gerçek koşullarda çalışabilmesi için teknik eğitimin yanında Ukemi’nin öğrettiği;

hız, hareket, zamanlama ve anın farkındalığına ihtiyaç vardır.

Ukemi eğitimi eksik bırakıldığında Aikido tekniğinin önemli bir bölümü de eksik kalır.

Çünkü Ukemi tekniği besler.

Tekniğin teorik bir kalıp olmaktan çıkıp canlı ve uygulanabilir bir harekete dönüşmesine yardımcı olur.

Uke ve Nage Arasındaki Doğru Mesafe

Uke/Aite saldırırken Nage/Tori ile uygun mesafeyi korumalıdır.

Bu mesafe aynı zamanda Uke’nin kendi güvenliğinin de bir parçasıdır.

Bazı özel durumlar dışında, Uke’nin sürekli olarak boşta kalan eliyle kendisini korumaya çalışmasına gerek kalmamalıdır.

Örneğin bir Atemi’ye karşı sert bir blok almak Uke’yi bulunduğu yere sabitleyebilir.

Bloğun etkili olabilmesi için Atemi ile temas eden kola kuvvet uygulanması gerekir. Bu kuvvet ise bedenin hareket kabiliyetini azaltabilir.

Bu yüzden Aikido çalışmalarında saldırının karşısında sert bir şekilde durmak yerine çoğu zaman saldırının çizgisinden çıkarız.

Elbette Aikido’ya yeni başlayan ve henüz kendisini güvende hissetmeyen bir kişi refleks olarak kolunu kaldırıp kendisini koruyabilir.

Bu doğal bir süreçtir.

Aikido’daki Atemi’nin amacı da eğitim ortamında her zaman Uke’ye doğrudan vurmak değildir. Doğru kullanıldığında Atemi, Uke’nin dikkatini kısa bir an için başka yöne çekebilir ve tekniğe giriş için gerekli açıklığın oluşmasını sağlayabilir.

Savaş sanatlarının önemli bir bölümünde şaşırtma, yön değiştirme ve zamanlama vardır.

El, Kol ve Merkez Arasındaki Bağ

Bir bardağı almak için elinizi kaldırdığınızı düşünün.

Kol doğal bir pozisyonda dururken el ile omuz arasında rahat ve doğal bir mesafe oluşur.

Ukemi sırasında da bu doğal mesafenin mümkün olduğunca korunması gerekir.

Eğer el ve kol fazla içeri katlanır, Uke ve Nage birbirine gereğinden fazla yaklaşırsa hareket alanı kaybolabilir. Böyle bir durumda Nage mesafeyi yeniden oluşturmak amacıyla Atemi kullanabilir.

Tam tersine Uke’nin eli veya kolu bedeninden ve merkezinden gereğinden fazla uzaklaşırsa, teknik uygulandığında yaralanma ihtimali artabilir.

Bu nedenle merkez ile el arasında görünmez, esnek bir ip varmış gibi düşünmek faydalıdır.

El hareket ederken merkez de onunla bağlantısını korur.

Teması Kaybetmeden Tekniği Takip Etmek

Teknik uygulanırken Uke/Aite nereye yönlendirilirse yönlendirilsin, hareketin enerjisini takip etmelidir.

Nage/Tori ile olan temas gereksiz yere kesilmemelidir.

Uke yalnızca tekniğin yönlendirmesi sonucu düşmeli ve hareket tamamlandığında Nage’den güvenli bir biçimde ayrılmalıdır.

Buradaki önemli nokta kendisini bilinçsizce yere atmak değildir.

Ukemi, kontrollü bir teslimiyet ve farkındalık hâlidir.

Uke’nin görevi tekniğe direnmeden hareketi takip etmek, fakat aynı zamanda kendi bedenini ve güvenliğini korumaktır.

Ukemi ve Kaeshi Waza

İyi bir Uke yalnızca tekniğin peşinden gitmez.

Aynı zamanda sürekli araştırır.

Tekniğin içerisindeki boşlukları, dengesizlikleri ve olası geri dönüş noktalarını hissetmeye çalışır.

Çünkü hemen her teknikte uygun koşullar oluştuğunda bir geri dönüş veya karşı teknik — Kaeshi Waza — ihtimali bulunabilir.

Ancak burada çok önemli bir ayrım vardır.

Eğer çalışma özellikle Kaeshi Waza üzerine değilse, Uke kendisine uygulanan tekniği sürekli tersine çevirmeye çalışmamalıdır.

Ukemi çalışmasının amacı Nage ile rekabet etmek değildir.

Bunun yerine Uke;

tekniğin boşluklarını hissetmeli, kendi pozisyonunu araştırmalı ve karşı teknik ihtimallerinin farkında olmalıdır.

Bu farkındalık hem Uke’yi hem de Nage’yi geliştirir.

Uke, düşmeye odaklanmak yerine Nage’ye doğru dönmeye ve onunla bağlantısını korumaya çalışırsa, olası geri dönüşleri de daha kolay hissedebilir.

Bu yaklaşım Nage’yi de tekniğinin içinde uyanık tutar.

Savaşçı Temelini Kaybetmemek

Aikido ne kadar uyum, yumuşaklık ve çatışmadan kaçınmayı öğretiyor olsa da yapılan çalışmanın temelinde bir Budo — savaş sanatı — bilinci bulunmalıdır.

Bu nedenle teknik içindeki açıklıklar önemlidir.

Eğer partneriniz teknik sırasında rahatlıkla size vurabilecek bir pozisyona gelebiliyorsa, tekniğinizde değerlendirilmesi gereken bir boşluk olabilir.

Bunu öğrenmenin en etkili yollarından biri Uke olarak tekniklerin açıklıklarını araştırmaktır.

Ancak buradaki amaç partnerin hatasını kanıtlamak değildir.

Amaç kendi Aikido’muzu geliştirmektir.

Aikido çalışırken hem kendimize hem de partnerimize karşı dürüst olmalıyız.

Hiç kimseyi, özellikle de kendimizi kandırmaya çalışmamalıyız.

Ukemi'nin Temeli Farkındalıktır

Doğru Ukemi’nin ne olduğunu anlamaya çalışıyorsanız ister Mae Ukemi — ileri yuvarlanma, ister Ushiro Ukemi — geriye düşüş/yuvarlanma çalışıyor olun, cevap yalnızca hareketin biçiminde değildir.

Asıl cevap farkındalıktadır.

Hangi durumda nasıl tepki vereceğinizi bedeninizle keşfetmeye başladığınızda Ukemi’nin gerçek anlamı ortaya çıkar.

Uke/Aite mümkün olduğunca Nage/Tori ile yüzleşmeli veya tekrar ona doğru dönmeye çalışmalıdır.

Ukemi sırasında sırtınızı tamamen Nage’ye dönerseniz yalnızca tehlikeli açıklıklar oluşturmakla kalmaz, aynı zamanda Nage’nin ne yaptığını görme ve hissetme imkânınızı da azaltırsınız.

Bu nedenle iyi Ukemi;

düşmek değil, düşerken bile farkında kalmaktır.

İyi Bir Uke Olmak Alçakgönüllülük İster

İyi bir Uke olmanın temelinde alçakgönüllülük vardır.

Saldırıyı yapan Uke, partnerinin pratik yapabilmesi ve tekniği öğrenebilmesi için bedenini ona emanet eder.

Bu güvenin kötüye kullanılmaması gerekir.

Uke’nin amacı Nage ile mücadele etmek, egosunu ortaya koymak veya sürekli olarak tekniği bozmak değildir.

Kendisini güven içerisinde Nage’ye teslim ederken aynı zamanda hareketin gerçekliğini de korumalıdır.

Burada çok ince bir çizgi vardır.

Tekniğe direnmek ne kadar yanlışsa hiçbir teknik uygulanmadan kendini gereksiz yere yere atmak da o kadar yanlıştır.

Özellikle Aikido’yu bilmeyen bir kişi bunu gördüğünde sanatın gerçek yapısını yanlış anlayabilir.

Dolayısıyla iyi Ukemi ne direnmek ne de rol yapmaktır.

İyi Ukemi, doğru saldırı ile doğru cevabın arasında canlı bir iletişim kurmaktır.

Aikido: Çatışmak Yerine Uyum Sağlamak

Aikido yalnızca dövüşmek veya kendini savunmakla ilgili değildir.

İsteyen kişi için aynı zamanda ruhsal ve düşünsel bir yol olabilir.

Bu yolu yürümeyi seçen kişi sürekli direnmenin, çatışmanın ve didişmenin ötesine geçmeye çalışır.

Aslında çalıştığımız sanatın temel düşüncelerinden biri de budur.

Gücün karşısında güçle durmak yerine onun önünden çekiliriz.

Yol veririz.

Yönlendiririz.

Bazen Kokyunage ile hareketin akışını devam ettirir, bazen saldırının enerjisini kullanarak farklı tekniklere gireriz.

Buradaki amaç güçsüz olmak değildir.

Tam tersine, gücü gereksiz yere tüketmemeyi öğrenmektir.

Dojoda Herkes Kendi Eğitiminden Sorumludur

Çalışmalar sırasında partnerimizin yaptığı her hatayı sözlü olarak düzeltmeye çalışmak doğru bir yaklaşım değildir.

Mümkün olduğunca hatalar beden dili ve doğru çalışma yoluyla gösterilmelidir.

Unutulmaması gereken temel bir nokta vardır:

Ders sırasında bir Sensei vardır; o da dersi veren kişidir.

Minderde bulunan herkes ise öncelikle kendi eğitiminden sorumludur.

Başkasını öğretmeye veya düzeltmeye başlamadan önce kendi tekniğimizi, hareketimizi ve Ukemi’mizi geliştirmeye çalışmalıyız.

Çünkü her birimizin üzerinde çalışması gereken çok şey vardır.

Bir başkasının neyi yanlış yaptığını söylemeden önce kendimize şu soruyu sormak gerekir:

“Ben ne kadar doğru biliyorum?”

Bu yaklaşım yalnızca Aikido için değil, hayat için de önemli bir derstir.

“Başkalarını düzeltmek için önce kendinizi düzeltiniz.”

Sonuç: Ukemi Bir Düşüş Değil, Bir Yaşam Biçimidir

Ukemi’yi yalnızca düşme veya yuvarlanma tekniği olarak görmek, onun Aikido içindeki gerçek değerini sınırlar.

Ukemi bize;

hareket etmeyi, uyum sağlamayı, tehlikeyi fark etmeyi, doğru mesafeyi korumayı, zamanı hissetmeyi, egodan uzaklaşmayı ve yeniden ayağa kalkmayı öğretir.

Belki de bu nedenle Ukemi’nin Aikido’daki anlamını tek bir cümleyle anlatmak mümkündür:

Ukemi düşmeyi öğrenmek değil, her düşüşten sonra hareket etmeye devam edebilmeyi öğrenmektir.

Ve en önemlisi:

Ukemi yaşamaktır, ölmek değildir.

Sedat ILGAR
Çengelköy Aikido Akademi Kurucu / Baş Eğitmeni